Posted on : 11-08-2010 | By : tutkudalmaz | In : Genel
0
Hepimiz keşkelerde dolu bir hayatın içerisinde sıradan piyonlarız. Bugün atacağımız her adım geleceğimizi şekillendirmek üzere yapılan bir hareketten ibarettir. Eğer adımımız sağlam ise gelecekte pek pişmanlık duymayız, peki ya adımımız sağlam değilse?Ken Grimwood’un Sil Baştan adlı eserini okurken bunu bir kere daha düşündüm.Ölümün ardından daha bir genç yaşta tekar aynı hayata başlamak, heyecanlı olsa gerek.
Hayat denen tiyatro sahnesine bazılarımız önemli bir rol ile bazılarımız da olağan roller ile çıktık. Bu sahne üzerinde geriye dönüp rolleri değiştirmek ya da sahnelenen oyunun metinini değiştirme şansımız var mı? Olsa neler olurdu?
Geçmişte yaptığım bir hatanın faturasını kendi içinde çeken biri olarak, hayatımdaki olumsuz noktaları değiştirme fikri bana oldukça itici geliyor. Bir kere “keşke yapmasaydım” dediğim bir hatamı düzelttiğimi varsayalım, bu sefer buna bağlı olayların hayatımda ki yansımaları ne olacak?
Hayatı sıfırlayalım, tüm sevdiklerimizi kaybedelim ve herşeyi sıfırdan oluşturalım. Bu sıfırdan oluşturmaya okul/iş/aşk ya da aklınıza gelecek herşey dahil olsun. Emin olun kendi yarattığımız bir filmde kendimize başrolü vermeden ileri gitmez bu sıfırlama.
Bir şeyin farkına varmamız gerekiyor, şuanki teknolojiler dahilinde geçmişe gidip hatalarımızı silme şansımız maalesef yok. Elimizdeki tek güç bugünü istediğimiz gibi yaşayabilecek olmamızdır. Bu yüzden geçmişinizle savaşmayı bırakın (ben de bırakmalıyım tabiki) ve bugünün güzelliklerinden zevk almaya bakın.
Horatius çok güzel söylemiş, Carpe Diem!
Posted on : 25-07-2010 | By : tutkudalmaz | In : Genel
0
Bir pazar sabahına gözlerinizi açtığınızda yapacak çok şeyiniz vardır. Hele hele benim gibi evinize hastaysanız da yapacaklar listesi uzayıp gider.
Ben de sabah uyandığımda olağan yüz yıkama, lens takma merasimi ardından Radyo Mydonose eşliğinde bir süre kitap okuyup vaktin geçmesini bekledim. Bana göre uygun zaman gelince de giyinip fırına gittim ve yeni çıkan sıcacık boyoz, bunun yanında da gazetemi alıp evime döndüm. Çayı da demledikten sonra sıra balkonda keyifli bir kahvaltı yapmaya geldi.
Bir elimde gazetem, bir elimde çay bardağım, kendimce mükellef bir kahvaltının ardından bir süre daha balkonda huzur ve sessizliğin tadını çıkardım. İzmir’in simgesi boyozu bu kadar özlediğimin farkında değilmişim meğer.
Artan çayımı da Leyleklerin Uçuşu‘nu okurken değerlendirdim. Yarım saat kadar önce de bu kitabı okunmuşlar listeme başarıyla eklediğimi de belirtmem gerek.
Güzel bir İzmir sabahına ancak bu kadar güzel başlanabilirdi, umarım kalan saatlerde de bu mutluluk ve huzur bozulmaz.
Posted on : 13-07-2010 | By : tutkudalmaz | In : Genel
0
LastFM‘e erişim engelleme saçmalığından sonra bir süre daha DNS’leri değiştirerek erişime devam edip ve chart’ıma dinlediğim müzikleri ekledim. Ardından iş hayatı, yeni bir bilgisayar vb. gibi çeşitli sebepler yüzünden bilgisayarda hem müzik dinlemeyi bıraktım hem de LastFM’den koptum.
Aradan geçen onca zaman sonunda bugün nette gezinirken bir arkadaşın günlüğünde LibreFM‘yi gördüm. Genel yapı itibarı ile LastFM’ye çok benziyor, ama tabi onun kadar kullanıcıyı cezbeden arayüze sahip değil. Kendime hemen bir kullanıcı oluşturup dinlediğim müzikleri gözler önüne sermeye başladım.
Dileyen okurlar LibreFM profilime buradan erişebilir.
Winamp aracılığı ile dinlediğiniz parçaları kaydedebilmeniz için gerekli olan audioscrobbler.wa yazılımını buradan indirebilirsiniz. Gerekli eklentiyi kurduktan sonra eklenti ayarlarına gelerek kullanıcı adı ve parolanızı giriniz, ardından alt kısımdaki “Use Proxy Server” özelliğini aktif hale getirip “Host” kısmına şunu yazınız:
89.16.177.55 post.audioscrobbler.com
Bunu da yaptıktan sonra Winamp’ta dinlediğiniz parçalar otomatik olarak LibreFM üzerinde kayıt altında alınmaya başlayacaktır.
Ayrıca LastFm üzerinde oluşturduğunuz profilin içeriğini de LibreFM’ye taşımaya yarayan küçük ama etkili bir Python betiği yazılımış durumda, daha denemedim belki sizin ilginizi çekebilir.
LastFm profilimde en sevdiğim sanatçı kısmında Blind Guardian açık ara önde gidiyordu, bu durum LibreFM’de biraz Haggard’tan yana kayacak gibi duruyor, ama bakalım belki de Blind Guardian güzel bir albüm ile dikkatleri tekrar üzerine çekebilir.
Posted on : 08-07-2010 | By : tutkudalmaz | In : Genel
4
Bir yıla yakın süredir iş ve diğer durumlar sebebiyle eskisi kadar internetle içli dışlı olamayacağım için yayın hayatıma son vermiştim, ama bugün bir anlık gaz ile tekrar karşınızdayım. Nameserver ayarlamasının uzun sürmesi sebebiyle ilk girdimi gecenin bu saatinde yazıyorum maalesef.
Yazmadığım sürece çoğu şeyi içime attım, bazı önemli bilgilerde paylaşılmadığı için unutuldu gitti. Bu suskunluk bana zarar verdiği için tekrar klavye başında sabahlamayı göze alıyorum.
Genel anlamda günlükte bir değişiklik olmayacak, eski konsepte ek olarak genel konulara da değinmeyi planlıyorum. Tabi bunlar sadece planlarım, bu planlarıma ayırabileceğim zamanım olduğu sürece de gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım.
Hadi bakalım yelkenlerimizi şişirip sörfe başlayalım.