0
Bir pazar sabahına gözlerinizi açtığınızda yapacak çok şeyiniz vardır. Hele hele benim gibi evinize hastaysanız da yapacaklar listesi uzayıp gider.
Ben de sabah uyandığımda olağan yüz yıkama, lens takma merasimi ardından Radyo Mydonose eşliğinde bir süre kitap okuyup vaktin geçmesini bekledim. Bana göre uygun zaman gelince de giyinip fırına gittim ve yeni çıkan sıcacık boyoz, bunun yanında da gazetemi alıp evime döndüm. Çayı da demledikten sonra sıra balkonda keyifli bir kahvaltı yapmaya geldi.
Bir elimde gazetem, bir elimde çay bardağım, kendimce mükellef bir kahvaltının ardından bir süre daha balkonda huzur ve sessizliğin tadını çıkardım. İzmir’in simgesi boyozu bu kadar özlediğimin farkında değilmişim meğer.
Artan çayımı da Leyleklerin Uçuşu‘nu okurken değerlendirdim. Yarım saat kadar önce de bu kitabı okunmuşlar listeme başarıyla eklediğimi de belirtmem gerek.
Güzel bir İzmir sabahına ancak bu kadar güzel başlanabilirdi, umarım kalan saatlerde de bu mutluluk ve huzur bozulmaz.



